Bugün çok işim var

Murat Kurt, 05.07.2015

Aradığı soru “neden bu insanlar kadar popüler olamadım?”dı  fakat onu bulamayınca aklına ilk gelen şeyle yetindi hemen, hepsinden nefret ediyorum. “Hepsi” arkadaşıydı aslında. Onsuz herkes mutluydu, hiçkimsenin hayatı o olmadığı için daha kötü durumda değildi. Ailesi hariç tabî ki. Ama ailesinin durumu farklıydı. Aile demek her halukârda yanında olan insanlar demek değil mi sonuçta. Böyle bakınca olaya bazı arkadaşları da ailesiydi hatta. Ama bazıları da değildi. Ailesi olan arkadaşların yanından ayrılıp, ailesi olmayan arkadaşlarının internette fotoğraflarını görüp onları kıskanıyordu. İkiyüzlülük, buydu olan. Bu durumdan utandı, utanılması gereken bir durumdu üstelik bu, fakat sinirlenmesinin önüne geçebilecek bir utanmaya dönüşemeden birikti içinde küfürler. O küfürleri de dışarı atamayınca daha da sinirlendi. Kimse yoktu yanında bu küfürleri duyacak. O da küfürlerden uzaklaşıp az önceki yolculuğunun huzuruna dönmeye çalıştı. Ailesi olan arkadaşlarıyla geçirdiği güzel bir akşamın sonunda camdan dışarıyı izlediği bir taksi yolculuğu. Bir türlü muhabbet açamayan taksi şöförünün sonunda çareyi radyonun sesini açmakta bulmasıyla daracık arabayı dolduran o güzel kadın sesi.

Ya herşeyim ya hiçim,

Sorma dünya ne biçim,

Bir kör düğüm ki içim,

Çözdükçe dolanıyor,

Şarkının sahibi değildi kadın. Şarkının sahibi adam ölmüştü yıllar önce. Yoksa hayatta mıydı? Belki şu diğer adamla karıştırıyordu. Önemi de yoktu aslında. Taksinin camından giren rüzgar, bir kamçı gibi boncuk boncuk terlemiş alnına vurup başını üşütüyordu ama bir türlü ayılamıyordu yine de. Sadece dışarıyı izliyordu. Hızla gelip geçen şeylerde bir huzur buluyordu. Hayatının hiçbir zamanında kalıcı şeyler olmadığı için seviyordu belki bu hissi veya hayatında sürekli olan şeylerden uzaklaştırdığı için onu, kim bilir?

İçten içe mırıldandı şarkıyı ta ki, “İleriden sağa dönelim abi, köprüden sonra hemen sağ yapıp köprünün üzerine çıkacağız.”

Çok güzeldi kadının sesi, dışarıda binaların ışıkları gelip geçiyordu. Hayal kurmak istedi, bulamadı bir şey. Sonunda eve geldiğinde uyumak istemediği için internete girdi. Siniri de o zaman bozuldu işte. O ana kadar gayet güzeldi oysa her şey.

Hayatı boyunca kötüye gitmiş her şey birden geliverdi aklına. Kaybettiği aşkları, bırakıp gittiği arkadaşları, defalarca üzmesine rağmen yanından ayrılmayıp onu vicdan azabından vicdan azabına sokan ailesi, canından çok sevidiği kardeşi, sokaklarda sabahladığı geceler, arkasından ağladığı insanlar, arkasından ağlayamadığı insanlar, çok sevip yüz bulamadığı insanlar, hiç sevmediği için yüz bulamadığı insanlar, hiç yüz vermediği insanlar…

Bir bir geldiler gözlerinin önüne. Bir bir tekrar yaşattılar aynı acıları. Kafası zonklarken içinden bir şeyler yapmak geldi. Bir bira açmak, bir sigara yakmak… Bira bitmiş, sigara acıydı. Vazgeçti hepsinden, balkona çıktı. Karanlığa baktı bir süre. Karanlık diye bir şey yoktu şehirde. Şehrin ışıkları, binaların ışıkları, uzaklardaki gemilerin ışıkları hepsi serilmişti önüne. Bir tek yıldızların ışıkları seçilemiyordu. Hepsi yalan, dedi. Hepsi sahte, hepsi uydurmaca. Sormak istediği soru “Neden”di fakat onu bulamayınca aklına gelen ilk şeyle yetindi hemen,  Ne gerek var rol kesmeye. Ne gerek var… Cevabı yoktu sorunun. “Neden” diye sorsaydı “işte” diyecekti, “Ne gerek var” diye sorunca bir gerek bulamadı. Sebepsizlik her şeyin sebebi belkide diyerek kendini avuttu en sonunda. Daha da sinirlendi bir cevap bulamayışına. Kafası hala davul gibi, zonkluyordu. Aradığı kaçış “unutmak istiyorum”du onu bulamayınca aklına gelen ilk şeyle yetindi hemen, Uyumam lazım, uyursam geçer başımın ağrısı.

Yattı,

Uyudu,

Sabah uyandı, elini yüzünü yıkadı. Hazırlanıp işe gitti. Arkadaşlarını gördü,

– Dün yine akmışsınız alemlere…

– Evet ya, çok güzeldi dün gece.

– Hiç bize haber vermek yok tabî

– Yine yaparız canım ne olacak.

Bir süre havadan sudan konuştular. Sonra masasına oturdu, bilgisayarını açtı. Dün gece kafasını kurcalayan bir şeylerin olduğundan şüphelendi bir an. Aradığı cümle “Hayatımdan nefret ediyorum”du, onu bulamayınca aklına gelen ilk şeyle yetindi hemen, Bugün çok işim var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: